Gece İdrar Kaçırma Tedavi Edilebilen Bir Hastalık
Mevlana Üniversitesi Hastanesi Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Mustafa Okan İstanbulluoğlu ülkemizde gece idrar kaçırma sıklığının %9 olarak bulunduğunu belirterek ailelerin endişelenmemelerini tedavi ile rahatsızlığın giderildiğini söyledi.
İstanbulluoğlu açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
“Uykuda istemsiz işeme olarak tanımlanan nokturnal enürezis 5 yaşında çocuklarda %15-20 sıklığında gözlenir. Başta genetik faktörler ve stres olmak üzere farklı nedenlerin oluşturduğu geniş bir spektrumun sonucudur. Enürezis kelimesi Yunancadan gelmiştir, Yunancada enourin idrar yapmak manasındadır. Sadece geceleri altını ıslatanlar monosemptomatik idrar kaçırma, gece altını ıslatmanın yanı sıra, gündüz de sıkışma, sık idrar yapma ve idrar kaçırma gibi bulguları olanlar ise polisemptomatik idrar kaçırma olarak tanımlanır. Sık karşılaşılan bir durumdur 5 yaşında %15-20; 10 yaşında %5; 10-17 yaş arası %2-3 ve 17 yaşın üzerinde %1’dir. Her yıl bu hastaların %15’i kendiliğinden düzelir. Erkeklerde kız çocuklarına göre 1.5 kat daha fazla görülmektedir. Ülkemizde yapılan bir çalışmada 5-11 yaş arasında 14060 çocuk taranmış ve gece idrar kaçırma sıklığı %9 olarak bulunmuştur.
Gece idrar kaçırmanın nedeni hakkında çok az şey bilinmektedir. Çok sayıda faktörden kaynaklanabileceği düşünülmektedir. Nonorganik nedenler %97-98 (Yani herhangi bir ek hastalığa bağlı olmayanlar), organikler %2-3 sorumludur. Organik nedenler;
- İşeme fonksiyon bozukluğu
- İdrar yolu enfeksiyonu
- Uyku-apne sendromu
- Şeker hastalığı sayılabilir
Genetik nedenler ve yaşamın ilk yıllarında karşılaşılan stresli olaylar dikkat çekicidir. Anne ve babada gece idrar kaçırma öyküsü varsa çocukta görülme olasılığı %77, ikisinden birinde varsa %44 ikiz kardeş idrar kaçırıyorsa tek yumurta ikizinde %65-70, çift yumurta ikizinde %31-44’dür.
Uykusu ağır olan çocuklarda daha sık gözlenmekle birlikte tam olarak derin uykunun neden olduğu bir durum olmayıp uykunun herhangi bir evresinde gözlenebilir.
Tedavi seçenekleri:
1. Davranışsal tedavi (destekleyici tedavi)
2. Enüretik alarm tedavisi
3. İlaç tedavisi
4. Diğer tedaviler
1. Davranışsal tedavi (destekleyici tedavi): Çocuğun ve ebeveynin motivasyonu ile tedavi işbirliğini arttırmaktır. Anne babalara; rencide etmeden, kararlı ve tutarlı bir yaklaşımla çocuğu kuru kalmaya özendirmeleri öğretilir. Çocuğun günlük su alımı, tuvalet eğitimi düzenlenir. Sıvı alımının kısıtlanmasının mutlak yararı gösterilmemiştir ancak günlük sıvı ihtiyacının büyük kısmı gündüz saatlerine aktarılarak gece işemeleri azaltılabilir. Islatma saatinden kısa bir süre önce tuvalete kaldırılarak, çocuğun kuru kalkması, kuru kalktığı günlerin ödüllendirilmesiyle de alt ıslatmadan kalktığı günlerin arttırılması sağlanabilir.
2. Enüretik alarm tedavisi: Çalışma mekanizması oldukça basittir, Uykuda işeme başlar başlamaz alarm devreye girer ve çocuğu ya da ailesini işeme sırasında uyandırır. Çocuk yataktan kaldırılarak tuvalete işemeye götürülür. Çocuğun tamamen uyandırılıp işemesini tuvalette tamamlaması önemlidir. Böylelikle, mesane doluluğuna olan duyarlılığın, şartlı bir refleks mekanizması ile artırılması amaçlanmaktadır. Her zaman bu cihazla istenen başarı sağlanamaz özellikle uykusu ağır olan çocuklarda etkisi olmamaktadır diğer aile bireylerinin de uyku kalitesi bozulabilir.
3. İlaç tedavisi: En yaygın kullanılan ilaçlar desmopresin asetat denilen ilaçlardır. Böbreklerden su geri alımını azaltarak idrar çıkışını azaltır. Burundan sprey yolu ile veya dilaltından emilerek kullanılabilir. Etkisi 6-12 saat sürer. Tedaviye minimum 12-24 hafta devam edilir etkinliği yüksektir ancak ilaç bırakılınca tekrarlama şansı yüksektir %90 oranında relapslar gözlenebilir. Yan etki olasılığı düşüktür ilaç gece yatarken kullanılır, ilaçla beraber aynı anda çok miktarda sıvı alınması önerilmez. Bu arada hemen belirtelim halk arasında söylendiği şekilde bu ilaçların kısırlık yaptığı tamamen bir efsanedir hiç bir bilimsel geçerliliği yoktur.
4.Hipnoz: Batı ülkelerinde enürezisin tedavisinde kullanılmıştır. Hem çocuk hem de erişkinlerde sıkıntılı durumları belirlemede terapist tecrübeli olmalıdır. Bu sebeplerle idrar kaçıran çocuklarda hipnoz ile tedavisini bu konuda çok yetenekli doktorlar uygulamalıdır.
5.Elektro-akupunktur: Kullanıldığı bilinmesine rağmen bu konuda yayınlanmış çok az çalışma vardır. Japonya' da, 15 hasta üzerinde yapılan araştırmanın sonucunda, akupunkturun yararlı olabileceği ve diğer tedavilere alternatif olarak düşünülebileceği gösterilmiştir.
6.Medyanın kullanılması: Görsel uyaranlar her zaman öğrenmeyi ve akılda tutmayı kolaylaştıran etkenlerdir. İnternetin kullanımının artışıyla birçok hastalık daha kolay konuşulur ve anlaşılır hale gelmiştir.(Bu arada hastaların ve ailelerin internet üzerinden yanlış bilgiler öğrenebilecekleri ve yanlış tedaviler seçebilecekleri unutulmamalıdır) Çocuklar özellikle renkli, dikkat çekici görüntülerden hoşlanırlar. İnternet ve çeşitli bilgisayar programları hem çocuk hem de aile için paylaşımı ve öğrenmeyi arttıracak bir yol olabilir. Bu amaçla oluşturulmuş bir interaktif programla yapılan çalışmada bu yolun çocukların idrar kaçırmamayı öğrenmesini arttırdığı saptanmıştır.”